Mersin’de ki Doktor cinayetinde iddianame hazırlandı

Mersin’de geçtiğimiz yıl ekim ayında Güçlendirilmiş Göçmen Sağlığı Merkezi’nde hakkında ‘disiplinsizlik’ nedeniyle tutanak tuttuğu meslektaşı Dr.Ahmet Dikmen’i, öldüren Dr.Hasan Çayır hakkında ‘Tasarlayarak bir kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.

Mersin’in merkez Mezitli ilçesinde yer alan Güçlendirilmiş Sağlık Merkezi’nde 20 Ekim 2021’de meydana gelen cinayetle ilgili Cumhuriyet Savcısınca yapılan soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. Mersin 3’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce de kabul edilen iddianamede cinayetle ilgili çarpıcı tespitlere yer verildi.

SORUMLU OLMASINI KABULLENEMEDİ

Hazırlanan iddianamede Dr.Hasan Çayır’ın, Dr.Ahmet Dikmen’in geçici olarak bir süre sağlık merkezinden ayrıldığı dönemde sorumlu hekimlik yaptığı, akabinde maktul Dr.Ahmet Dikmen’in, yeniden görev yerine dönerek sorumlu hekimlik görevini devraldığı belirtildi. Hasan Çayır’ın, bu durumu kabullenemediği ve maktule karşı öfke ve husumet duymaya başladığına yer verilen iddianamede sağlık merkezi sorumlusu Dr.Ahmet Dikmen’in, tasarruflarına karşı olan ve sürekli disiplinsizlik hareketlerde bulunan Dr.Hasan Çayır, hakkında tutanaklar tuttuğu bu nedenle de kendisine karşı husumetini ve öldürme kastını açıkça ortaya çıkartma eğilimine girdiği belirtimdi. İddianamede, “05.10.2021 günü şüpheli Hasan’ın maktul Ahmet’e karşı ‘hiçbir eşek oğlu eşek ne yapacağımı söyleyemez’ diyerek kamu görevlisine karşı nezaket dışı kaba hitapta bulunduktan sonra şüphelinin maktule karşı bu kez öldürme kastını ortaya çıkaracak şekilde Gaziantep’de arkadaş gurubu olduğu, maktulü yok edeceğini beyan ettikten sonra maktule hitaben ‘Yarın sabah bu iş yerine gelmeyeceksin, gelebiliyorsan erkeksen gel, seni yok edeceğim ve keseceğim’ diyerek açıkça ölümle tehdit ettiği ve öldürme kastı İle tasarlama iradesini bu şekilde ortaya koydu” ifadelerine yer verildi.

CİNAYETİ NASIL İŞLEDİ?

Olaydan kısa bir süre önce Dr.Hasan Çayır’ın 5 gün işe gelmediği, ya da iş yerini izinsiz terk etmeye başladığı ifade edilen iddianamede cinayete giden süreç şöyle anlatıldı:
“Hasan Çayır, meslektaşı Ahmet Dikmen’in sağlık merkezi sorumlu hekimi olmasından sonra sürekli öfke ve kin besleyerek öldürme kastını açıkça ortaya koymuştur. Aradan geçen süreye rağmen maktule karşı öfke ve husumeti geçmeyen şüpheli Hasan Çayır, 20.10.2021 günü dosya arasında bulunan kamera inceleme tutanakları ile alınan bilgi sahiplerinin beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere saat 09:04:19 sıralarında kendisine ait özel aracı ile sağlık merkezine geldi. İşyerine geldikten sonra, Maktul Ahmet’in içeride olup olmadığını kontrol için önce sağlık ocağının içerisine girdi, maktulün içeride gebe- bebek-çocuk izlem odasında olduğunu görünce hemen dışarıya çıktı ve sağlık ocağı önünde bir müddet oturduktan sonra aracın bagajındaki sarsılmaz ibareleri bulunan pompalı doldurmalı tek namlulu av tüfeğini aldı. Sağlık ocağına hızlıca koşarak iki görgü tanığı hemşirenin gözleri önünde göğüs kısmına doğru tek el ateş etti, kapıdan çıkarken yeniden odaya doğru dönerek yeniden bir kez daha ateş etti. Bu şekilde öldürme kastı ile maktulü öldürücü bölgeden iki kez ısrarla vurarak, aracıyla kaçmaya çalışırken yakalandı.”


“ŞİZOFRENİM”

Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen Dr.Hasan Çayır’ın iddianamede ifadesine de yer verildi. Dr.Çayır ifadesinde, şizofreni olduğunu, tedaviler gördüğünü, aktif muayene yapmamakla birlikte doktorluk yaptığını, çok uzun senelerdir sesler duyduğunu, olay günü hipnozlandığını, araba ile işe giderken beyninin çalışmadığını, durduğunu, işyerine olay günü tüfeği ile gittiğinin doğru olduğunu, bir kişi ile takıntılı olduğunu hatırladığını, ancak soruşturma konusu eylemi hatırlamadığını söyledi.

RAPOR ALINDI

Soruşturmayı yürüten savcılık, zanlı Hasan Çayır’ın, tasarlayarak bir kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeni ile kasten öldürme eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunup bulunmadığına veya fiille İlgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığına dair rapor alınması için Mersin Tıp Fakültesi’ne sevk etti. Mersin Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığının 04.11.2021 tarih ve 124 sayılı raporu ile şüphelinin muayenesi neticesi şizofreni tanısı düşünüldükten sonra şüphelinin tetkikleri için yüksek güvenlikli bir merkezde müşahede altında tutulması gerektiğine karar verildi. Bunun üzerine mahkemeden alınan kararla resmi bir sağlık kurumunda üç haftayı geçmemek üzere gözlem altına alınmasına karar verilerek Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi.
Sürenin dolmasından sonra ilgili sağlık merkezinin 3 haftalık ek süreye ihtiyaç bulunduğunu bildirmesi üzerine de ek süre verildi.

“TAYİN TAKDİR VE MÜNAKAŞA YETİSİ MAHKEMENİN”

Dr.Hasan Çayır için Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesince 17.03.2022 tarih ve 3015075369 işlem numaralı sağlık kurulu raporu düzenlendi. Düzenlenen raporda şu tespitlere yer verildi:
“Şüphelinin üzerine isnat olunan suçtan dolayı işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğunun bu sebeple şüphelinin TCK’nun 32/2 maddesi kapsamında değerlendirilebileceğinin mütalaa edildiği anlaşılmış ise de, şüphelinin isnat olunan müspet suçtan işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili davranışlarım yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğinin nihai olarak tayin takdir ve münakaşa yetkisi münhasıran mahkemeye aittir.”

AİLENİN AVUKATI OLAN CEZA HUKUKU UZMANI ERŞAN SARI: HİÇ BİR ŞEY KARANLIKTA KALMAYACAK

Görevi başında hunharca katledilen şehit Dr. Ahmet Dikmen’in aile avukatı olan Ceza hukukunda uzman Erşan Sarı’ya iddianamenin kabulü ile beraber mahkemenin tensip zaptı üzerine telefon ile ulaştık.  Ceza hukuku uzmanı Av.Erşan Sarı, “Bu olayda hiçbir şey gizli kapaklı kalmayacak. Karanlıkta kalan hiçbir şey olmayacak. Bunu herkes çok iyi bilsin. Adım adım takip ettiğim dosyalarda neyin nasıl döndüğünü, olayda kastı ve ihmali olan memur ve amirlerin nasıl olayları kapatmaya çalıştığını, sorumluluktan kurtulmaya çalıştıklarını müfettişin hazırladığı raporun içindeki evraklar üzerinden görüyorum. Onlar her şeyi kendileri biliyor sanıyor. Oysa ortada bir devlet var. Devlet kademeleri var. Kendilerinin bizden saklı tuttuklarını, gizlediklerini, devletin kademelerinden öğrenmek yasal hakkımız. İl idare kurulunda bekleyen bir dosya var. Memur suçları ile ilgili yaptığımız suç duyurusu ile ilgili. Cumhuriyet savcılığının istemi üzerine açılan soruşturmada bir kişiye soruşturma izni verilirken, olayda ihmali kastı olan ve müfettişçe tespiti yapılıp görüldüğü halde göz ardı edilen isimler hakkında da gereken suç duyurusunu yaptım. Aynı zamanda bölge idare mahkemesine itirazımı yaptım. Cumhuriyet Başsavcılığı da müfettiş raporunu ve valilik kararını yeterli görmediği için, onlarda ayrı bir şekilde itirazlarını yaptılar. Bu olayı kapatmak isteyen, suçunu inkâra çalışan, işinde ihmali ve kastı olan herkesin yargıda hesap vermesini sağlayacağım. İşin ucu nereye dayanırsa, hangi siyasiye dayanırsa dayansın, işini titizlikle yapmayarak bu ölümün gelmesine sebebiyet veren, 4483’e tabi tüm bürokratların peşinde olacağım. Bugünün yarını var. Kimse kimseyi kandırmasın. Adamın sorunlu olduğunu, bundan evvel çalıştığı her yerde sorun yarattığı, soruşturma geçirerek oradan oraya ha bire sürüldüğü bilindiği halde, sicil dosyası kabarık olmasına rağmen, tüm bu evraklara hâkim olan, gören, evraklara imza atanların ben hiçbir şey bilmiyordum, haberim yoktu gibi savunmalar yapmalarının yargıda hesabını soracağım. Bu konuda anlaşmalı, paslaşmalı olarak yıkama yağlama ve aklama raporları hazırlayan, bu raporların müfettiş raporuna girmesini sağlayan,  yereldeki muhakkik tayin edilenler hakkında da gereken suç duyurularını ayrıca yapacağım” dedi.