Çocuklarda içine kapanık olma
Bir çocuğun içine kapanık olma durumunun altında yatan nedenler araştırıldığında genelde duygusal gelişiminde ve dil gelişiminde problemler yaşandığı gözlemlenmektedir. Dil gelişimi ile sosyal gelişim arasında sıkı bir ilişki izlenmektedir. İyi konuşamayan kendini rahatlıkla sosyal ortamında ifade edemeyen çocuk çevresine uyum göstermekte güçlük çeker. Bunun yansıması olarakta sosyal çevre içerisinde çekingenlik ve özgüven eksikliği yaşamaktadır. Bunun için çocuğun dil gelişimine önem verilmesi gerekmektedir.
Ebeveyn olarak çocuklarımızla bol bol konuşup, olaylar karşısında onların konuşmasına hak tanımak gerekir. Çocuklarımızın dil gelişimini ev ortamından sonra en rahatlıkla sağlayabilecekleri ortamları arkadaş grupları olmaktadır. Arkadaşlarıyla beraber oyun oynarken çocuklar serbestçe konuşurlarken düşünmeyi öğrenirken kelime hazneleri gelişir. Düzgün konuşabilen, istediklerini ve duygularını ifade edebilen bir çocuk asla içine kapanmaz.
Çocuklara her koşulda onları sevdiğimizi hissettirmeliyiz,
Hayatımızın içerisinde yaşadığımız olaylardan çocuklarımızı uzak tutmadan, çocuğun o konuyla ilgili bilmesi gerektiği ölçüde gerekenlere vakıf olması sağlanmalıdır. Yaşanan olaylar karşısında çocuklarımızı tecrübelerimiz doğrultusunda bilgilendirmek onların kendi iç dünyasında anlamadığı şeyler için çözemeyeceği boyutlara ulaşmasını engeller.
İçine kapanık çocukların aile yapıları incelendiğinde çoğunlukla çok otoriter ve disiplinli bir aile yapısı olduğu gözlenmektedir. Bu düzeyde otoriter ve disiplinli davranmak çocuğu sindirebilirken özgüven gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Çocuk yanlış yapmaktan korktuğu içinde konuşmaktan korkar ve sosyal hayata uyum sağlaması zorlaşır.
Bazen çocuklarımızı çok sevdiğimiz halde ebeveyn olarak davranışlarımızı kontrol edemeyiz, yüksek sesle bağırmak, cezalandırmak ve bir takım yasaklar koymak yaşanan olumsuz olayları düzeltmediği gibi herkesi üzer. Bu tip davranışlarımız çocuklarımızın bizlerden uzaklaşmasını beraberinde içlerine kapanmalarına neden olabilmektedir.
Ebeveynleri ile konuşan çocuk kendini iyi hisseder. Derdini anlatmak istemese bile ona sarılmak, yanında oturmak olumsuz düşüncelerden kopmasını sağlar. Ona bir ceza verirken bile onu sevdiğimizi belli etmeliyiz. Çocuk ruhen ve bedenen gelişebilmesi için sevgiye muhtaçtır.
Çocuğun gelişimine etki eden duyguları iki kısımda toplayabiliriz.
- Olumlu Duygular; Sevgi, sevinç, mutluluk
- Olumsuz Duygular; Öfke, korku, kaygı olarak gruplandırmak mümkündür.
- Sevgisizlik ( Çocuk ebeveynleri ve çevresi tarafından sevilmediği hissediyorsa )
- Değer vermemek ( Çocuk görünmez olduğunu, kimsenin onunla ilgilenmediğini hisseder.)
- Boşanma sonrası yaşanan psikolojik travmalar
- Otoriter Ebeveyn tutumları
- Çocukların özgüvenden yoksun yetiştirilmesi