DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 0%
Mersin
°

SABAHA KALAN SÜRE

ÖSYM’DE “YANLIŞ YIL” SKANDALI MECLİS’TE

ÖSYM’DE “YANLIŞ YIL” SKANDALI MECLİS’TE

ABONE OL
27 Ağustos 2026 10:39
ÖSYM’DE “YANLIŞ YIL” SKANDALI MECLİS’TE
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 2026 Millî Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı puanlarının hesaplanmasında 2026 yılı yerine 2025 yılına ait soru ağırlıklarının kullanıldığının ortaya çıkmasını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Kış, “2026’nın sınavını 2025’in hesabıyla sonuçlandırıp sonra da ‘yeniden hesaplayacağız’ demek, basit bir teknik hatayla açıklanamaz. ÖSYM kendi yaptığı sınavın hesabını doğru yapamıyorsa, aday kime güvenecek?” dedi.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının 2026 Millî Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı sonuçlarında yaptığı hesaplama hatası Meclis gündemine taşındı.

ÖSYM, 26 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen sınavın puanlarının hesaplanmasında, 80 sorudan oluşan Akademi Giriş Sınavı Testi’ndeki 6 alt test için 2026 yılına ait soru ağırlıkları yerine 2025 yılına ait ağırlıkların kullanıldığını açıkladı.

Adayların doğru ve yanlış sayılarında hata bulunmadığını bildiren ÖSYM, puanların 2026 yılı için belirlenen ağırlıklar esas alınarak yeniden hesaplanacağını duyurdu.

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış ise sonuçlar açıklandıktan sonra ortaya çıkan hatayı Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyarak, olayın yalnızca teknik bir yanlışlık olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

“2026’NIN SINAVINI 2025’İN HESABIYLA AÇIKLADILAR”

ÖSYM gibi milyonlarca insanın eğitim ve meslek hayatını doğrudan etkileyen bir kurumda böyle bir hatanın kabul edilemez olduğunu belirten Kış, şunları söyledi:

“Ortada son derece açık ve vahim bir tablo var. 2026 yılında sınav yapıyorsunuz, 2025 yılının ağırlıklarını kullanarak puan hesaplıyor, bu puanları adaylara resmî sonuç olarak açıklıyorsunuz. Sonra yanlış hesapladığınızı fark edip yeniden hesaplama yapacağınızı söylüyorsunuz.

Bunun adı yalnızca hesaplama hatası değildir. Burada sorgulanması gereken, ÖSYM’nin kontrol ve denetim mekanizmasıdır.

Sonuçlar açıklanmadan önce kullanılan ağırlıkları kim kontrol etti? Bu hesaplama hangi aşamalardan geçti? Bu kadar temel bir yanlış nasıl hiç kimsenin dikkatini çekmedi? 2026’nın sınavını 2025’in hesabıyla açıklayan bir sistemin güvenilirliğini sorgulamak zorundayız.”

“KAÇ ADAYIN PUANI VE SIRALAMASI DEĞİŞTİ?”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına soru önergesi sunan Kış, ÖSYM’nin hatanın sonuçlarını tüm ayrıntılarıyla kamuoyuna açıklaması gerektiğini vurguladı.

Kış, yalnızca puanların yeniden hesaplanacağının duyurulmasının yeterli olmadığını belirterek şu sorulara yanıt istedi:

“Kaç adayın puanı değişti? Kaç adayın puanı yükseldi, kaç adayın puanı düştü? Adayların puanlarında ortaya çıkan en yüksek fark ne kadar? Başarı sıralamaları değişti mi? Değiştiyse kaç aday etkilendi ve en büyük sıralama değişikliği kaç basamak oldu?

Bunlar açıklanmadan ‘hata düzeltildi’ denilemez. Çünkü bir sınav sonucunda birkaç puanın, hatta sıralamadaki küçük bir değişikliğin bile bir insanın mesleki geleceği üzerinde doğrudan sonucu olabilir.”

“BU SONUÇ HANGİ KONTROLDEN GEÇEREK AÇIKLANDI?”

Kış, asıl açıklanması gereken noktalardan birinin de yanlış hesaplanan sonuçların ÖSYM’nin denetim süreçlerinden nasıl geçtiği olduğunu belirtti.

“Bir merkezi sınavın sonuçları açıklanmadan önce birden fazla kontrol mekanizmasından geçmesi gerekir” diyen Kış, şöyle devam etti:

“Yanlış yılın ağırlıklarının kullanılması gibi temel bir hata sonuçlar açıklandıktan sonra fark ediliyorsa burada çok daha ciddi bir soru vardır: Bu sonuç hangi kontrolden geçerek açıklandı?

Adaylardan sınav günü en küçük kurala dahi eksiksiz uymalarını isteyen ÖSYM’nin, kendi hesaplama sisteminde aynı titizliği göstermesi gerekmez mi?

Adayın bir dakika geç kalmasını affetmeyen bir sistem, kendi yaptığı bu hatayı ‘yeniden hesapladık’ diyerek kapatamaz.”

“SORUMLULUK VARSA, SORUMLUSU DA OLMALI”

Önergesinde hatanın hangi aşamada meydana geldiğini ve kim tarafından tespit edildiğini de soran Kış, olay hakkında idari inceleme veya soruşturma başlatılıp başlatılmadığının açıklanmasını istedi.

Kış, “Bu ölçekte bir yanlışlık kendiliğinden ortaya çıkmadı. Bir süreç işletildi, veriler sisteme girildi, hesaplama yapıldı, sonuçlar kontrol edildiği varsayıldı ve ardından kamuoyuna açıklandı. Ortada bir hata varsa bunun bir sorumluluğu, sorumluluk varsa da bir sorumlusu olmak zorundadır. Kimse ‘sistemsel hata’ denilerek bu tablonun üzerini örtemez” ifadelerini kullandı.

Kış, SON 5 YILIN SINAVLARINI DA SORDU

Gülcan Kış, soru önergesinde tartışmayı yalnızca 2026 Millî Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı ile sınırlı tutmadı.

ÖSYM tarafından son beş yılda gerçekleştirilen sınavlarda, sonuçların açıklanmasının ardından puanların yeniden hesaplanmasını veya sonuçların düzeltilmesini gerektiren kaç hata yaşandığının açıklanmasını isteyen Kış, mevcut olayın ardından diğer merkezi sınavların puanlama sistemlerinin de denetlenip denetlenmeyeceğini sordu.

“MESELE BİRKAÇ PUAN DEĞİL, ÖSYM’YE DUYULAN GÜVENDİR”

Yaşananların ÖSYM’ye duyulan güven açısından ciddi sonuçları olduğunu ifade eden Kış, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Türkiye’de gençler yıllarca sınavlara hazırlanıyor. Öğretmen adayları yıllarını üniversite eğitimine, ardından sınavlara veriyor. İnsanlardan bütün hayatlarını birkaç saatlik sınavın sonucuna bağlamalarını istiyorsanız, o sınavı yapan kurumun hata payı konusunda göstereceği hassasiyet de en üst düzeyde olmak zorundadır.

Bugün mesele yalnızca bazı adayların puanlarının yeniden hesaplanması değildir. Mesele, sonuç açıklandıktan sonra ‘yanlış hesaplamışız’ diyebilen bir kuruma adayların nasıl güveneceğidir.

ÖSYM kaç kişinin puanının ve sıralamasının değiştiğini açıklamalı, bu hatanın nasıl meydana geldiğini ortaya koymalı ve sorumlular hakkında ne işlem yapıldığını kamuoyuyla paylaşmalıdır.

Adaylardan sıfır hata bekleyen ÖSYM’nin kendi hatasının hesabını vermesi gerekiyor.”

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz tarafından Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 96’ncı maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 27.08.2026

Gülcan KIŞ
Mersin Milletvekili

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından 26 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen 2026 Millî Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı’nın (2026-MEB-AGS) sonuçlarının hesaplanmasında ciddi bir hata yapıldığı kamuoyuna açıklanmıştır.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, 26 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, 80 sorudan oluşan Akademi Giriş Sınavı Testi’nde yer alan 6 alt testin soru ağırlıklarının hesaplanmasında 2026 yılı yerine 2025 yılına ait ağırlıkların dikkate alındığını kabul etmiş; puanların yeniden hesaplanacağını duyurmuştur.

Yüz binlerce adayın mesleki geleceğini doğrudan etkileyen merkezi bir sınavda, bir önceki yıla ait ağırlıkların kullanılarak puan hesaplanması ve bu hatanın sonuçların açıklanması aşamasına kadar tespit edilememesi, sınav güvenliği ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının denetim mekanizmaları açısından ciddi soru işaretleri yaratmıştır.

Merkezi sınavlarda yalnızca soruların güvenliği değil, ölçme, değerlendirme ve puanlama süreçlerinin doğruluğu da kamu kurumlarının sorumluluğundadır. Bir adayın dahi puanının veya sıralamasının hatalı hesaplanması, yıllarca emek veren adaylar bakımından telafisi güç sonuçlara yol açabilecek niteliktedir.

Bu bağlamda;

2026 Millî Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı puanlarının hesaplanmasında 2025 yılına ait soru ağırlıklarının kullanılmasına neden olan hata hangi aşamada ve nasıl meydana gelmiştir? Söz konusu hata ne zaman ve kim tarafından tespit edilmiştir?
Hatalı hesaplama sonucunda puanı değişen aday sayısı kaçtır? Yeniden hesaplama sonucunda puanı artan ve azalan aday sayıları ayrı ayrı kaçtır? Adayların puanlarında meydana gelen en yüksek artış ve en yüksek düşüş kaç puandır?
Yeniden hesaplama sonucunda adayların başarı sıralamalarında değişiklik meydana gelmiş midir? Meydana gelmişse sıralaması değişen aday sayısı kaçtır ve bir aday bakımından gerçekleşen en yüksek sıralama değişikliği kaç basamaktır?
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığında sınav sonuçları kamuoyuna açıklanmadan önce uygulanan kontrol, doğrulama ve denetim süreçleri nelerdir? 2025 yılına ait ağırlıkların kullanılması bu kontroller sırasında neden tespit edilememiştir?
Söz konusu hataya ilişkin idari inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır? Hatanın oluşmasında veya sonuçlar açıklanmadan önce tespit edilememesinde sorumluluğu bulunan personel ve yöneticiler hakkında herhangi bir işlem yapılacak mıdır?
Son beş yıl içerisinde Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen sınavlarda, sonuçların açıklanmasının ardından puanların yeniden hesaplanmasını veya sonuçların düzeltilmesini gerektiren kaç hata yaşanmıştır? Bunlar hangi sınavlarda ve hangi nedenlerle meydana gelmiştir?
Bu olayın ardından Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen diğer merkezi sınavların puan hesaplama sistemleri geriye dönük veya bağımsız bir denetime tabi tutulacak mıdır? Benzer hataların tekrar yaşanmaması için hangi ilave kontrol ve denetim mekanizmaları hayata geçirilecektir?

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP